maiin

Kahramanlar konuşanlar değil, yapanlar; bütün kurallara uyanlar değil, iş bitirenlerdir…/

Denize, deryaya dalmak güzeldir de;

illa ki ıslanırsın, ne yapsan fayda etmez (…)

İşte öyle yetmez öyle;

ıslanmak değildir mevzu,

mevzu derya olmakta. /

Kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere.. Ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? /

Doğruyu bulmak zeka ve bilgi meselesinden çok kişilik ve ahlak sorunudur. /

Marifet,iltifata tabidir. Doğru; ama önemli olan bir nokta var ki, kimin iltifatı önemli sizin için? Yöneticilerinizin mi yoksa hedef kitlenizin mi? /

Zenginlik ve güzellikte birlikte bulunan ihtişam geçicidir ve kolay zedelenebilir. Erdemse muhteşem ve ölümsüz bir servettir. /

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!

Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylân, koşmana bak sen!

Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! /

Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin. /

Kıyıdan yürüyorsan durup dinlenebilirsin. Ortadan koşuyorsan sağa geçip yavaşlayabilirsin. Ama yüksekten uçuyorsan ara veremezsin; yoksa düşer ve bitersin. /

Zamanı gelmiş bir düşünceden daha büyük bir güç yoktur. /

Büyük zekalar, birlikte düşünür! /

Dün dünle gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım. /

It is a mistake to think you can solve any major problems just with potatoes./

Sanki bir “yapboz” oyunu oynuyoruz ; “Ruhu bedene yerleştiriyoruz”./

Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilir; ama kimse senin için yürüyemez! /

Ezber yazan değil; ezber bozan başarır!/

Yanılsama aşikar olduğumuz şeyin ta kendisidir. /

Mezarlıklar, vazgeçilmez insanlarla doludur./

Yarınlar, yorgun ve bezgin insalara değil; rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir./

Sen gülerken yanındakiler de güler, ama ağlarken yalnız ağlarsın. Onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın./

Senden can çıkacak ki karşındakinden ter çıksın./

Bir sona geldiğin için ağlama; onu yaşadığın için gülümse./

Kendi gerçekliğimizin başkalarının oluşturduğu kalıplarla yorumlanması bizi daha da bilinmez kılmakla kalmaz, daha az özgür, daha çok yalnız ve ıssız yapar./

İşi çok olanların gözyaşları için vakitleri yoktur./

Takdir edildiğinde değil; taklit edildiğinde başarılısın demektir!/

Derler ki, düşmanını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; düşmanını bilmeyip kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de düşmanını bilirsen, her savaşta tehlikedesin!/

Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir./

İnsanın kazandığı paradan değil ama paranın kazandığı insandan korkun./

Karanlık, aslında ışığın yokluğudur. Bu yüzden, ışık olmadığımız sürece karanlığa sövme hakkına sahip değiliz./

Umutsuzluk, en ulu mutsuzluktur./

İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettigini, payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür./

Bir insan, zaferi elde etmesine bir adım kaldığı anda “bir başkası için” arkasına bakabiliyorsa; işte bu en büyük bir erdemdir!/

Direnmenin onuru, özgürlüğün aşkıyla birleşince; zafer kaçınılmazdır./

Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,ne yapalım kaderimiz böyle deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin./

Hayatımda yaptığım hiçbir hatadan pişmanlık duymadım; çünkü hayatımda başardığım herşey, yaptığım hatalardan çıkardığım derslerin sonucudur./

Bazen daha yükseğe zıplamak için iki adım geri gitmek gerekebilir./

Denizdeki balığa fiyat biçilmez… Hele ağlar çekilsin; balığı görelim!/

İnsanlar başaklara benzerler. İçleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler./

Başarısızlık, daha akıllıca işler yapmak için yeni baslangıçlar fırsatıdır./

Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı!/

Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir./

Hayatta en büyük eğlence, başkalarının “Yapamazsın” dediğini yapmaktır./

Güzel konuşmak için bir tek yol vardır; dinlemeyi öğrenmek./

Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız./

Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez! /

Yapıcı eleştiri, akıllı insanı güçlendirir, ahmakları öfkelendirir.
Yeryüzü herkesin gereksinmesini karşılamaya yeterlidir; fakat herkesin oburluğunu karşılamaya değil.
Hayatta en büyük eğlence, başkalarının yapamazsın dediğini yapmaktır.
Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.
İnsanlar başaklara benzerler. İçleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.

Yapıcı eleştiri, akıllı insanı güçlendirir, ahmakları öfkelendirir./

Yeryüzü herkesin gereksinmesini karşılamaya yeterlidir; fakat herkesin oburluğunu karşılamaya değil./

Kendini tanımak, düşünüp taşınarak değil, eylemle öğrenilir. Görevinizi yapmak için çabalayın, çok geçmeden hangi mayadan yapıldığınızı keşfedersiniz./

Cennet, “azim” ve “gayret” ile gelir; Cehennem ise “hırs” ve “ihtiras” ile…/

Bedava peynir sadece fare kapanında olur./

İnsanlar arasında her şeyin bir süs ve zînet yanı vardır; insanoğlunun zîneti ise, edebindeki tamamiyettedir. İnsan vardır ki o, nesebiyle göz doldurmasa bile, âdâbıyla mazhar-ı şereftir./


Sokakta giderken kendi kendime gülümsediğimin farkına vardığım anlarda insanların beni deli zannedeceğini düşünüp gülümsüyorum.(Orhan Veli)

Kategoriler

Twitter’dan