Potansiyel müşterinizin canı sıkılıyor (süreçleriyle ilgili problemleri var), ya da olduğundan daha mutlu olması mümkün (süreçlerinde, farkında olduğu ya da olmadığı ihtiyaçları var; ve/veya etkinliğinin artırılması mümkün); ve siz de bunu görüyorsunuz (araştırmalarınız sonucunda tespit ettiniz)…
Onu dansa davet etmeniz gerekiyor ki canının sıkıntısını giderip daha mutlu olmasını sağlayabilesiniz…
İlk dansa (satış toplantısına), çok istekli olmasa da ikna ettiniz; bu ilk dansta öyle etki bırakmalısınız ki birçok diğer kavalye adaylarından (rakiplerinizden) ziyade sizinle dansa devam etsin (sizin hizmetlerinizden faydalansın)…
Büyüleyici bir “ilk dans” için neler yapmalısınız?

- Öncelikle siz eğer bir (örneğin) tangocuysanız, tangoya, kompedanı da felsefecisi de sanatçısı da olabilecek derecede hakim olmalısınız… Bu derecede hakim olabilmeniz için; bazen kendinizi tangonun en şiddetli muhalifi olarak da hissetmeniz gerekeceğini unutmayınız…
- Tango sayesinde canının sıkkınlığı giderilecek ya da daha mutlu edilebilecek bir eş adayı bulmalısınız.
- Eş adayının, tango yapmaya ikna olacağı yönleri bulmalısınız.
- İkna noktalarını uyaracak yönler ile ikna olmasını sağlayacak tango güzelliklerini-artılarını kafanızde eşleştirmelisiniz.
- Tango kostümlerinizi, eş adayını uyaracak ve aradığını bulmasını sağlayacak şekilde hazırlamalısınız. (Ve bazen araması gerekip de aramadıklarını da…)
- Son olarak tango davetinden önce, eş adayının duyguları ve mantığıyla ilgili ipuçlarını da bulmalısınız; ki doğru davet esnasındaki her hareketiniz ve her ifadeniz çekici olabilsin.
***Herşey hazır : şimdi davet zamanı! (Tüm sürecin %90′ı buraya kadar olan kısımdı…)
- Doğru ortamda, doğru yolu kullanarak, doğru kimlik ve doğru ifadelerle kendisini tangoya davet ettiniz; karşısına ne çıkacağından çok da emin olmamasına rağmen “doğru” yaklaşımınız nedeniyle biraz da tedirgin olarak teklifinizi kabul etti.
***Unutmayın; bu ilk dansta eş adayını öyle bir etkilemeli öyle bir büyülemelisiniz ki sizinle dans etmeye devam etmeli… Ve sizinle yaşadığı tecrübeyi herkese anlatacak kadar memnun kalmalı…
- Eş adayını piste siz götüreceksiniz; bu nedenle elini nazikçe ama hakim bir şekilde tutuyor olduğunuzdan ve piste doğru onu sizin yönlendirdiğinizden emin olmalısınız. (Önünüze çıkan bir masanın siz sağından o solundan giderse daha başlamadan atmosfer dağıldı demektir.)
- Piste geldiğinizde, müzik henüz başlamadan siz beden diliniz ve bakışlarınızla eş adayının zihninde melodileri canlandırmalısınız ki müzik geldiğinde aynı anda tüm konsantrasyonunuzla birlikte başlayabilesiniz…
- Dans başladığı anda eş adayını nazik ama hakim şekilde kavramış ve taşıyor olmanız gerektiğini unutmayın.
- Eş adayının sizinle ilk dans esnasında uyarılacağı noktaları ve ona gönderebileceğiniz uyarıcıları çok iyi biliyorsunuz; tüm bunları eğer uyarı noktalarını kendisi açıyorsa, o açtığında sırasıyla; eğer kendisi açmıyorsa, açabileceği havayı yarattığınızda açmasına yardımcı olarak tam zamanında en etkili yolla kullanmalısınız.
- Eş adayının adımlarıyla sizin adımlarınızın uyumu çok önemlidir; ancak şunu da unutmayın ki onun adımlarını eğer isterseniz ve o kabiliyete sahipseniz “siz yönetebilirsiniz”…
- Reaksiyona çok dikkat etmelisiniz; reaksiyonsuz bir dansın sonucunda hiç bir şey elde edemezsiniz… Dans başlar ve biter; hepsi o kadar…
- Elinizi aynı bölgede tutmaya ısrar etmeyin; nerede olduğunda daha iyi reaksiyon alıyorsanız, elinizi oraya doğru çekmelisiniz…
- Karşıdan adım çekmek için bir adım attınız ama eş adayı ne hikmetse sizin adım atması için yönlendirdiğiniz yere ayağını basmıyor; o zaman hiç kesintiye mahal vermeden bir başka figür içerisinde farklı bir deneme daha yapmalısınız aynı adımı çekebilmek için… Yine de olmuyorsa; o adımı çekmekten vazgeçmeyi bilmelisiniz… Bırakın o adım olmayı versin; ama bir başka anda ona mutlaka herhangi bir adım attırabilmeniz gerekiyor… İlk adımı attırdığınızda; bir sonraki çok daha kolay olacaktır…

- Eş adayına, istediğiniz noktaya adım attırmaya çalışırken; onun sizden adım atmanızı istediği noktaları da atlamayın ama basacağınız yere çok dikkat edin ki bir sonraki figüre geçişi istediğiniz gibi yapabilesiniz… Adıma uygun adım atacağım derken ne kendinizi eş adayına teslim edin (yoksa siz onu değil o sizi etkiler…) ne de kendi başınıza dans eder hale gelin…
- Dans esnasında tangonun tüm güzelliklerini-tüm artılarını; eş adayına göstemiş olmanız gerekir… Ama unutmayın ki göstermiş olmakla ikna etmek arasında dağlar kadar fark vardır… Bu nedenle, gösterdiğiniz her bir güzelliğin-artının; bir sonraki dansta ve ondan sonraki danslarda, şuan onu heyecanlandırdığından çok daha fazla heyecanlandıracağına ve mutlu edeceğine eş adayını bu ilk dans süresi içinde ikna etmelisiniz…
- Dans boyunca, eş adayının ayaklarını yerden ne kadar fazla keserseniz o kadar sizin kollarınızda olur; ama hepsinin sonunda dansı bitirişiniz mükemmel bir ustalıkla ortaya konan öyle bir figürle olmalı ki fiziki olarak değilse de psikolojik olarak eş adayı bulutların üzerinde uzunca bir süre kalmalı…

- Dans bittiğinde, eş adayının sizinle dans etmeye devam edeceğine emin olsanız dahi : bir sonraki dans için teyidi kendi ağzından almayı unutmayın.
- Teşekkür etmeyi unutmayın; ama teşekkürünüz bir sonraki dansı da hatırlatır bir ipucu taşısın.
- Bir sonraki dans için, ilk danstaki tecrübelerinizi sıcağı sıcağına masaya yatırmalısınız ki her bir dans bir öncekinden daha da mutlu etsin müstakbel dans eşinizi…
- Onu unutmayın!
*Tango ya da muhtelif dans üstadlarına : konumuz dans değil ama yine de sürç-i lisan ettiysek affola…

















Muhteşem bir bakış açısı…
Tebrik ediyorum…
Üstadımın Türkçe yayınlanmış bir kitabı var mıdır acaba?
Bilgi alalbilirsem çok memnun olacağım.mehmetkarauzum@msn.com