Ben, kaliteli-değerli bir insanı “bal”a benzetirim.
Ve ekiplerde insanların “bal gibi” yetiştirilmesi; sonuncunda da “bal gibi” insanlar meydana gelmesi ile başarının kazanılacağına inanırım.
Bal gibi insanlar yetiştirmek için gereken formül bileşenleri :
Hücreleri tam ve muntazam bir petek,
nektar zengini bir coğrafya,
doğru nektar,
arı çalışkanlığı,
ve balı koruyacak sır.
1.
“Bal peteği, iki üç yerden -birbirinden ayrı olarak- gruplanmış arılar tarafından örülmeye başlanır ve her bölge kendi çalışmasını tamamladığında ortaya çıkan petek tam bir bütündür.”
2.
“Bal petekleri, kovanların içindedir. Ve bu kovan, nektar bakımından ne kadar zengin kaynakların olduğu bir bölgedeyse, o kadar lezzetli petek balı ortaya çıkmasına müsait olacaktır.”
3.
“Hücrelerle oluşan peteği, arılar çiçek çiçek dolaşarak topladıkları nektarlarla doldurur; ve peteklere doldurdukları bu nektarlarla bal yaparlar.”
Aynen, değerli-kaliteli bir insanın meydana gelmesi gibi…

Ailesi, arkadaş çevresi, öğretmenleri – eğitmenleri (ki bu eğitmenler bazen iş veya sosyal hayatındaki liderleri olur) birbirinden ayrı şekilde yetişkin insanı meydana getiren etkileyiciler olurlar. Her birinin yaptığı etkinin toplamında birey kendine özgü bir bütün halini alır. Farklılıklardan meydana gelen yeni bir bütün.
İnsan, yetiştiği ortamın; gelişime kaynak oluşturabilecek potansiyel kaynaklar bakımından zengin olduğu oranda şanslıdır.
Kaliteli-değerli insan, hücrelerine farklı farklı yerlerden, farklı farklı olaylardan-uğraşlardan doldurduğu tecrübe-bilgi ve birikimle bal yapacaktır.
Peteğin hücrelerinin bütünlüğü ne kadar muntazamsa, içine doldurulacak nektarla ortaya çıkacak “Petek Balı” da o kadar güzel olacaktır.
Lakin, petek orijinal ya da muntazam değilse, hangi çiçeklerden nektar alırsa alsın eksik kalacaktır.
Çiçeklerden toplanan nektarı bala çevirecek bir petek hücresi yoksa arı ne yapsın?
Belki, o hücreyi kendi örebilir(?)
İşte insan,
ailesi – öğretmenleri/eğitmenleri – arkadaşları tarafından bir petek gibi şekillendirilen şahsiyeti, kişiliği, karakteri vb.”ile; -eğer şanslıysa- kovanların yer aldığı nektar zengini coğrafyalar gibi kaynak zenginliğine sahip ortamlarda yaşarken, arıların çiçek çiçek dolaşarak nektar toplaması misali giriştiği işlerden/eylemlerden kazandığı tecrübe-bilgi ve birikim üzerinde arı gibi çalışarak bir değer ortaya getirir … Bal olur… (Dadından yinmez)

4.
“Petek balın en kalitelisi şah peteklerdir. Şah petek özellikle kovanın kuluçkalık (alt) kovandaki sağdan ve soldan ikinci polenli (çiçek tozlu) peteklerdir. Bu peteklerin tam nektar (bal özü) akışının bol olduğu 20 Haziran – 20 Temmuz’da kovanın ikinci katına (ballık) alınıp en az yarısı polenli olan bu peteklerin üzerine arının bal depolayıp sırlaması (bal mumu ile üstünü kapatması) ile en kaliteli petek bal oluşmuş olur.”
Bireyin, meydana getirdiği balı sırlaması, yani muhafaza etmesi büyük önem taşır; çünkü yaşamında bir çok etken farklı yönlerden farklı yollarla onu deforme etmek için var gücüyle mücadele edecektir.

Ekiplere yetiştirilmek üzere dahil edilecek yeni bireylerin, peteklerinin sağlam olduğuna – hücrelerinin tam olduğuna dikkat edilmelidir.
Aksi takdirde yetiştirmek amacıyla ne kadar nektar doldurmak isterseniz isteyin, uygun petek hücresi yoksa nektar elinizde kalacaktır.
Peteğin hücrelerinin tam ve muntazam olmasının yanı sıra, o hücrelere doldurulacak nektarların kaynakları da büyük önem taşır.
Nektarın doğru ve zengin kaynaklardan gelmemesi, balın kalitesini direkt olarak etkileyecektir.
Ve tabii ki, hücrelere doldurulan nektarı bal yapan arılar…
Arı gibi çalışılmadıkça, ne hücre ne de nektar fayda eder balın meydana gelmesine.