
Dünya devlerinin birbiri ardına direkt veya dolaylı yoldan kurucu ya da yatırımcı sıfatıyla giriş yaptığı Türkiye İnternet Pazarı’nda mevcut en büyük problem ve yapılanan geleceğin en büyük olumsuz etkeni, üzerimizde taşıdığımız lanet bir virüsten kaynaklanıyor.
En kıt tarih bilgimizle dahi hatırlayabileceğimiz gibi tarih sahnesinde –aynı dönemlerde- Türk Milletleri’nin irili ufaklı bir çok devleti olmuş; hem yabancı düşmanlarla hem de birbirleriyle aynı anda uğraşmak durumunda kalmış. Her boy, her aşiret, her kol kendi devletinin sahibi olmak istemiş. Aynı dili, aynı toprağı, aynı kanı taşıyanlar birbiriyle anlaşamamış da kardeşine karşı başkasıyla ittifaka dahi gitmiş. Ve kaçınılmaz olarak gelin görün ki bu nedenle çok büyük potansiyeller – çok büyük değerler heba olup gitmiş.

Dünün –yükseliş dönemi- Osmanlı İmpratorluğu’nu –tarihten ve bugünden dersleri almış olma artısıyla- bugünün Global İnternet Pazarı’nda kurabilir miyiz kuramaz mıyız düşünceleri / hedefleri / hayalleri / tartışmaları devam ede dursun; biz şuandaki mevcut duruma baktığımızda ne görüyoruz?
Global ölçekte İnternet’in devleri ülkemizdeki potansiyele akın ederken, yerli yatırımcılar – girişimciler ne yazık ki birbirini yemekle meşgul. Hatta bu meşguliyet öyle bir seviyede ki “gözü kör eden bir hırs” halini almış durumda.
Rakipler kendilerini geliştirmekten ziyade diğerlerini baltalamaya çalışıyor; kendilerini anlatmak yerine diğerlerini karalıyor.
Bu esnada ne mi oluyor? Hali hazırda giriş yapmış global oyuncu daha rahat ilerlerken yerli oyuncular zorluk çekmeye başlıyor; ortaklık ya da tamamen satınalma ile yeni giriş yapmaya niyetlenmiş global oyuncular ürkütülüyor – kaçıyor. Yerli sermaye, yerel rekabette harcanıp giderken Global Pazardaki fırsatlar birer birer kaçıyor – köşe başları birer birer tutuluyor.
“ 1 + 1 = 3 ” olabilecek iken;
mevcut “1”, “0,5” değerde kalıyor ve hızla “-1”e doğru yol alıyor.
Rekabet mutlaka gereklidir her piyasada ve hatta her alanda. (Gelişim için – değişim için – dinamizm için) Ancak bunun da bir ölçütü – bir haddi vardır. İşte bizim yakalayamadığımız da “o haddin ta kendisi”. Yenişememenin nasıl aşılacağını bilmemenin ta kendisi.
Neden Türkiye’den Hindistan, Çin, Rusya vb İnternet Pazarlarının liderleri çıkmasın? Neden Global Arena’da hem girişimci olarak hem de yatırımcı olarak aranan kimliklerden olunmasın?
Olsun; hepsi olsun. Olabilir de (…) Lakin “Bu kafayla zor üstadım!”

2012 Türkiye İnternet Pazarı tahminleri yapılırken bunlardan biri de “yerli birleşmeler/satın almalar” idi. Umuyorum ki bu tahmin, güçlü ve yaygın şekilde gerçeklenir.
Daha başında olduğumuz 2012 yılında güzel örneklerini görebilir miyiz bilmiyorum ama; uzun vadeye kalmadan – paralar, emekler, canlar yanmadan “ortak paydalar”da buluşarak “ortak artı değerler” yaratabilmeyi öğrenmemiz gerekiyor Türk İnternet Girişimcileri/Yatırımcıları olarak.
Bu “akla” bu “karaktere” sahip miyiz? Ya da sahip olabilir miyiz? Birlikte göreceğiz. . .






























